İçeriğe geç

Kastamonu yüzde kaç Türk ?

Kastamonu Yüzde Kaç Türk? Bir Kimliğin Hikâyesi

Bazen bir şehir sadece binalardan, sokaklardan, insanlardan ibaret değildir; bazen bir şehir, içinde yaşayanların geçmişiyle, umutlarıyla ve birbirine dokunan hikâyeleriyle var olur. Bugün size, Kastamonu’nun nüfusuna dair bir istatistiği değil, o istatistiğin ardında yatan bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Çünkü “Kastamonu yüzde kaç Türk?” sorusu, sadece bir sayı değil, bir kimliğin, bir aidiyetin, bir geçmişin ve geleceğin öyküsüdür.

Bir Yolculuğun Başlangıcı: Ahmet ve Elif’in Hikâyesi

Ahmet, kırklı yaşlarında, şehir planlamacısı bir adamdı. Her zaman sayılarla düşünür, sorunlara çözüm odaklı yaklaşırdı. Bir haritaya baktığında yolları, nüfus dağılımını, ekonomik dengeleri görürdü. Elif ise öğretmendi; insanları, onların hikâyelerini, gözlerinin ardındaki duyguları görürdü. İkisi de Kastamonu’da doğmuş, büyümüş ve hayatlarını bu şehirde kurmuştu. Ama bakış açıları birbirinden tamamen farklıydı.

Bir gün, birlikte şehirde bir belgesel çekimine katıldılar. Konu: Kastamonu’nun etnik yapısı ve kültürel çeşitliliğiydi. İşte o gün, bu iki farklı bakış açısı bir araya geldi ve bizi bu sorunun özüne götürecek bir hikâyeye dönüştü.

Ahmet’in Gözünden: Kimliğin Haritası

Ahmet’e göre bu sorunun yanıtı gayet netti. TÜİK verilerine ve tarihsel kayıtlara baktığında gördüğü tablo açıktı: Kastamonu’nun nüfusunun büyük çoğunluğu, yani yaklaşık %97’si Türk kökenliydi. Geri kalan küçük dilimi ise Çerkes, Laz, Gürcü gibi Anadolu’nun farklı etnik renklerinden oluşuyordu. Ona göre bu oran, şehrin yüzyıllardır süregelen Türk kimliğinin, Anadolu Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e uzanan sürekliliğinin bir göstergesiydi.

“Bunu bilmek önemli,” derdi Ahmet, “çünkü bir şehri anlamak, onun nüfus yapısını, tarihsel göçlerini, toplumsal dinamiklerini anlamakla başlar. Sayılar bize kim olduğumuzu gösterir.”

Elif’in Gözünden: Kimliğin Hikâyesi

Elif ise aynı veriye bambaşka bir gözle bakardı. Evet, şehir nüfusunun büyük kısmı Türk kökenliydi ama o, bu gerçeği soğuk bir istatistik olarak değil, sıcak bir hikâye olarak görürdü. Çünkü “Türk olmak” onun için sadece bir etnik köken değil, ortak değerler, paylaşılan tarih, benzer duygular demekti. Komşunun pişirdiği tarhananın kokusu, bayram sabahı edilen dualar, eski bir konağın duvarlarında yankılanan türküler… Hepsi bu kimliğin parçalarıydı.

“Belki hepimiz Türk’üz,” derdi Elif, “ama bizi asıl bir arada tutan şey, bu topraklarda paylaştığımız hikâyeler. Birlikte ağladık, birlikte güldük, birlikte büyüdük. İşte asıl kimlik bu.”

Köprüde Buluşan İki Bakış

Belgesel çekimi bittiğinde Ahmet ve Elif, Gökırmak’ın kıyısında yürürken suskunlaştılar. Bir süre sonra Ahmet sessizliği bozdu: “Senin söylediğin gibi olmasa, bu oranlar hiçbir anlam ifade etmezdi.” Elif gülümsedi: “Ama senin verilerin olmasa, biz kim olduğumuzu bilemez, köklerimizi anlayamazdık.”

İşte o anda anladılar: Kimlik, yalnızca rakamların çizdiği bir harita ya da yalnızca duyguların ördüğü bir hikâye değildi. Kimlik, ikisinin buluştuğu yerde anlam kazanıyordu.

Bir Şehrin Kalbi: Aidiyet ve Birliktelik

Bugün Kastamonu’nun nüfusunun yaklaşık %97’si Türk kökenlidir. Bu oran, Anadolu’nun kalbinde köklü bir Türk kimliğinin varlığını gösterir. Ama bu topraklarda yaşayan herkes, kökeni ne olursa olsun aynı sofrada oturur, aynı bayrak altında toplanır, aynı hikâyeyi paylaşır. Çünkü Kastamonu’da “Türk olmak” yalnızca bir kimlik kartındaki bilgi değil, paylaşılan bir yaşam biçimidir.

Tarihi konakların gölgesinde büyüyen çocuklar, dedelerinden dinledikleri kahramanlık hikâyeleriyle şekillenir. Anneler, sofralara sadece yemek değil, tarih ve aidiyet de koyar. Ve her nesil, bu toprağın hikâyesini biraz daha derinleştirir.

Sonuç: Sayılardan Fazlası

“Kastamonu yüzde kaç Türk?” diye sorduğumuzda aslında bir rakam değil, bir kimlik arıyoruz. Ve o kimlik, Ahmet’in stratejik haritası kadar Elif’in empatik hikâyesinde de saklı. Bu şehirde Türk olmak, sadece geçmişe değil, geleceğe de köprü kurmaktır. Bu toprakların insanı olmak, birlikte yaşamayı, birlikte sevinmeyi ve birlikte var olmayı öğrenmektir.

Şimdi sıra sizde… Kastamonu’ya dair sizin hikâyeniz ne? Aidiyetinizi, köklerinizi ve bu şehre dair hislerinizi yorumlarda paylaşın. Çünkü her hikâye, bu büyük kimliğin bir parçası.

2 Yorum

  1. Eren Eren

    Kastamonu sahip olduğu bu sahil şeridi uzunluğu ile Karadeniz’e en uzun kıyısı olan il konumundadır. 13.108 km² alan üzerinde yer alan Kastamonu, Türkiye topraklarının ,7’sini oluşturmaktadır.

    • admin admin

      Eren! Sağladığınız yorumlar, çalışmamın değerini artırdı, metne daha sağlam bir çerçeve kazandırdı.

Eren için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet girişvdcasino girişbetexper güncel giriş