Giresun’un Kaç Köyü Var? Bir Yolculuk Hikayesi
Bir yerin ne kadar çok köyü olduğunu öğrenmek, sanki o yerin gizli kalmış yönlerine bir pencere açmak gibidir. Kayseri’de yaşıyorum, 25 yaşımdayım. Geriye dönüp bakınca, hayatımın en yoğun zamanları, beni hep bir soru uğraştırır: “Nereye gidiyorum?” Bazen böyle sorular arka planda durur, hayatın gürültüsüne karışır, ama bazen bir yer, bir köy, bir şehir adını duyduğunda içindeki o boşluk daha da belirginleşir. Giresun’dan bahsedildiğinde, bu his birkaç kat daha yoğunlaşıyor. Peki ya Giresun’un kaç köyü var? Bunu öğrenmek istedim, çünkü bir köyün sayısı, bir yerin ne kadar büyük olduğunu değil, o yerin içinde barındırdığı hikayeleri anlatıyordu bana.
Kayseri’den Bir Başka Dünyaya Yolculuk
Giresun, Kayseri’den oldukça uzak bir yer. Ama ne zaman Giresun’dan bahsedilse, içimde hep bir heyecan uyanır. Çünkü bu şehir bana, bir zamanlar yalnızca hayalini kurduğum bir yeri hatırlatır. Rüyalarımda, o yeşil, denizle buluşan köylerin havasını hissederim. Kayseri’nin kurak, sert ikliminden uzakta bir başka dünyada yaşamak gibi gelir bana. Her şey burada daha sakin, daha doğal. Giresun’un köyleri hakkında bir şeyler duymak bile, sanki içimde derin bir yankı bırakır.
Bir akşam, bir arkadaşım bana “Giresun’un kaç köyü var?” diye sordu. Şaşırdım. Bu soru beni, cevabını bilmediğim bir arayışa sürükledi. Giresun’un köylerini düşündüm. Birçok köy, belki de yaşamış olanların sesleriyle yankılanır, her biri başka bir hikaye anlatıyordur. Her köyde bir yaşam vardır, her köy bir zaman diliminde bir iz bırakmıştır. Bu yüzden “kaç köyü var?” sorusu, cevabını öğrenmekten çok, kendi içimde bir arayışı başlatıyordu.
Giresun’un Köyleriyle Tanışma
Giresun’a dair bildiklerim bir hayli azdı. Ama bu, bir şeyleri daha fazla merak etmeme engel olamazdı. Hemen internete girip, Giresun’un köylerine dair bilgi aramaya başladım. Neredeyse 300 civarı köy olduğu söyleniyor. Bir yandan hayal kırıklığına uğradım, bir yandan da çok büyülendim. 300 köy! Bir köyü düşünün; içinde insanların hayatını sürdürebileceği, kendi ritmini bulabileceği bir yer. Şimdi, 300 köy var! Her birinin arkasında binlerce anı, onbinlerce hikaye…
Giresun’daki bu köylerin her biri, birbirinden farklı olabilir ama ortak bir paydada buluşurlar: o köyün içinde yaşayan insanın kendini bulması, bir kimlik oluşturması, bir bağ kurması. Bu bağ, belki de şehirlerden uzak olmak, yalnızca doğanın sesini duymak, köyün geçmişinden beslenmektir. Benim için Giresun’un köyleri, Kayseri’deki gibi yüksek binaların olmadığı, her bir taşın, her bir ağacın anlamlı olduğu, huzurlu bir yaşamı çağrıştırıyor.
Yolda Karşılaştığım Bir Köylü
Giresun’un köyleri hakkında okudukça, içimde bir eksiklik hissi arttı. Merakım öylesine büyüdü ki, bir köyü ziyaret etmek, orada bir sabah geçirmek istedim. Ertesi gün, Giresun’a doğru yola çıktım. Kayseri’nin soğuk, gri sabahından sonra, Giresun’un havası, sıcak ve nemliydi. Yeşilin her tonu, insanın ruhunu sarıyor gibiydi. Birkaç saatlik bir yolculuğun ardından, Giresun’un köylerinden birine, akşamüstü vardım.
O an, içimde büyük bir heyecan vardı. Yolda yürürken, köyün en yaşlılarından biriyle karşılaştım. Yüzünde yılların yorgunluğu vardı ama gözleri canlıydı. Benim gibi bir yabancıya gülümseyerek selam verdi. Kendimi tanıttım ve ona “Giresun’un kaç köyü var?” diye sordum. Yaşlı adam, derin bir nefes aldı, gözlerini kısarak etrafındaki manzarayı süzdü ve “300’ü aşkın köyümüz var, her biri başka bir dünyadır,” dedi. O an, “300” sayısının içimde nasıl yankılandığını tarif etmek zor. Her bir köyün adı, sanki bir yolculuğun başlangıcını simgeliyordu. Bu kadar çok yer, bu kadar çok yaşam… Hepsi bir arada, Giresun’un içinde.
Adamın sözleri, bir şekilde beni etkiledi. Her bir köy, sanki kendi başına bir evrendi. Giresun’un köyleri, sadece coğrafi olarak değil, insanlarının hayatlarıyla, sevinçleriyle, hüznüyle birbirine bağlıydı. Her köyde bir yaşam vardı ve bu yaşam, sadece kendi içinde değil, zamanla bütünleşmişti.
Giresun’un Köylerinde Kaybolmak
Giresun’daki köylerden birine yerleşmek, her şeyden uzaklaşmak, sadece doğayla baş başa kalmak gibiydi. O kadar farklı bir dünyaya adım atmıştım ki, bir köyde kaldığınızda, tüm stresinizi, hayal kırıklıklarınızı ve beklentilerinizi geride bırakıyordunuz. Kayseri’nin gürültüsünden sonra, burada, Giresun’un derinliklerinde, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum.
Köyde sabahın ilk ışıklarıyla uyanmak, kuşların cıvıltılarına, rüzgarın sakin sesine karışmak… Bu, hiç yaşamadığım bir deneyimdi. Her şeyin bu kadar doğal, bu kadar sakin olması, bana farklı bir iç huzuru verdi. Giresun’un köylerinde kaybolmak, aslında kendini bulmaktı.
Giresun’daki her bir köy, farklı bir hikayeye sahipti, farklı bir yaşama. Kimisi deniz kenarındaki köylerdi, kimisi dağların zirvelerinde saklanmıştı. Hepsi, bir yolculuğa çıkmaya değerdi. Ama her bir köyün size anlatacağı bir şey vardı. Yaşamın ne kadar farklı şekillerde şekillendiğini görmek, insanın içindeki boşluğu dolduruyordu.
Sonuç: 300 Köy, 300 Hikaye
Sonuçta, Giresun’un 300 köyü, benim için sadece bir sayıdan ibaret değildi. O köylerin her birinin içinde bir dünya vardı. Kimileri denizin kokusuyla büyümüş, kimileri dağların derinliklerinde kaybolmuştu. Ama her biri, bir şekilde beni, içsel yolculuğumda bir adım daha ileri götürdü. Giresun’un köyleri, hayatın her yönünü, her rengini, her duygusunu yansıtan yerlerdi.
Giresun’un kaç köyü olduğunu öğrenmek, bana bir yerin sadece fiziksel değil, duygusal derinliğini keşfetmek gibi hissettirdi. Bu kadar çok köy, bu kadar çok yaşam… Her biri kendi yolculuğunu anlatıyordu. Bu yolculuk, belki de en çok içimdeydi.