Pasif Ne Demek? Eş Anlamlısı Nerede?
İzmir’in sıcak yaz akşamlarından birinde, sahilde arkadaşlarımla otururken birden aklıma geldi: “Pasif ne demek? Eş anlamlısı nedir?” Eh, normalde böyle bir soruyla insanlar rahatsız olmaz, değil mi? Ama beni tanıyanlar bilir, böyle bir soru takıldığında durmak bilmem. Hem de ciddi şekilde! Öyle bir noktaya geldim ki, pasif kelimesinin eş anlamlısı hakkında yazı yazmaya karar verdim. Hadi ama, bu kadar da olmayacak diyorsanız, yanlış yerdesiniz! Çünkü yazıyı yazarken hem pasif hem de aktif modda olacağım. Hem eğleneceğiz, hem de bu kelimeyi biraz daha anlamlı hale getireceğiz.
Pasif: Ne Kadar “Çalışkan” Bir Kelime?
Bunun üzerine birkaç dakika düşündüm. Pasif demek, kendi hayatını bir kenara bırakıp, başkalarının hayatını izlemek, yorum yapmamak, gözleri sadece ekranda gezdirmek demek. Yani tam benlik bir durum! Hayatımda o kadar çok pasif anım var ki, sanki bu kelime bana göre türetilmiş gibi. Aklıma gelen ilk şey, yatakta sabah 10’a kadar uyanmamak. Evet, bu çok tanıdık bir sahne. İnsanlar sabahları genellikle “aktif” olurlar, değil mi? Ama ben tam tersine, bir kahve içip uyumak yerine bir dakika daha fazla yatmak için uğraşırım.
Bir gün arkadaşım, “Ya bu kadar uyumak iyi mi? Hadi kalk, biraz dışarı çıkalım,” dedi. Ben de ona bakarak cevap verdim: “Pasifim, aktif olmak istemiyorum.” Tabi ki, o anda işler biraz karıştı çünkü o da “pasif” olmanın tam olarak ne demek olduğunu anlamıyordu.
Pasifin Eş Anlamlısı: Tembellik, Geri Durmak, Hareketsizlik?
Şimdi bu kadar pasiften bahsettikten sonra, “Pasif ne demek, eş anlamlısı nedir?” diye soran kişi olarak kendime bir bakış açısı geliştirmem gerek. Bir şeyin eş anlamlısını bulmak, o kadar zor ki! Hani normalde “tembel” ya da “hareketsiz” gibi kelimeler aklınıza gelir. Ama bu kelimeler sanki biraz sert, çok ciddi, hiç eğlenceli değil. Eğer pasifliği bir yaşam tarzı olarak kabul ediyorsanız, bunu eğlenceli hale getirmeniz lazım!
Pasif, tembel olmak değildir. Tembellik, bir noktada istikrarlı bir şekilde hiçbir şey yapmamaya karar vermekken; pasiflik, sadece bir şeyi yapmamak değil, genellikle olan bitene karşı duyarsız kalmak demektir. Tabi, eğer “gösteriş yapacak bir şey yoksa” deyip tembellik yapıyorsanız, o da başka bir mesele!
Tembellik – Evet, pasifliğin bazı durumlarla örtüştüğü bir durum. Ama tembel olmak, sürekli bir şeylerden kaçmak demek. Pasif olmaksa, bazen olaylara “bakarak” katılmak demek.
Geri Durmak – Bazı insanlar vardır, her olaya uzak dururlar. Onlara pasif diyebilirsiniz, çünkü onlar ne yapacağına karar vermemiştir, durur ve sadece izler.
Hareketsizlik – Pasif olmanın doğal bir sonucu. Bir işte aktif olmanın karşısıdır. Bazen öyle olur ki, birini izlerken hareket etmektense, sadece gözlerinizle bir yeri takip edersiniz.
Yani, pasif olmak, bazen hiçbir şey yapmamak değil; bir şeyleri olduğu gibi kabul edip, sadece var olma hali diyebiliriz.
İçimden Geçen Pasif Anlar
Bir akşam arkadaşlarım yemek ısmarlamaya karar verdi. Hani şu sosyal medya fenomenlerinin “Ben şurada yemek yiyorum, buraya gelin” paylaşımları vardır ya, işte tam öyle bir şey. Yalnız, ben her zaman o yemeklere giderken bile pasifim. İster istemez bir kenara çekilip, etrafı izlerim. “O yemek nasıl?” diyenleri duyduğumda, hemen içimden şu geçer: “Sadece bakıyorum, sormak da istemiyorum.”
Sonra bir gün, “Mükemmel yemek yedim, yorum yazarım” dedim ve gerçekten de bir restoranın incelemesini yazdım. Ama asıl keyfini çıkaran ben değil, yazıyı okuyanlar oldu. İronik değil mi? Yemek yediğimizde hepimiz bir şeylere aktif olarak katılıyoruz. Ama ben biraz daha farklıyım, bazen sadece gözlemliyorum. Pasifliğin “gözlemci” yanını sevdim diyebilirim!
İç Sesim ve Pasiflik
İç sesim… İtiraf ediyorum, bazen iç sesim de oldukça pasif oluyor. Hele de sabahları. Kahvaltı hazırlarken, “Yine mi peynirli tost?” diye düşünüyorum. “Ahh, bir gün başka şeyler yapmalıyım,” derken, yine aynı tostları yapıyorum. İç sesimle çatışmaya girip kendi pasifliğimi sorgulamak yerine, yine de peşinden gitmek bambaşka bir şey.
“Ya, hiç aktivite yapmadım. Hadi, bir şeyler yapmalıyım,” diyorum ama sonra şunu düşünüyorum: “Ehh, zaten neyi değiştirebilirim ki?” Hah işte bu an, pasifliğin zirveye çıktığı an. Kendi halime takılmak yerine, sürekli bir şeyleri yapmayı düşünmek ve sonra hiç bir şey yapmamak.
Pasiflikteki Mizahı Bulmak
Bazen bir kelimenin etrafında dönerken, onunla ilgili komik bir şeyler keşfetmek de çok keyifli olabiliyor. Mesela pasiflik ve tembellik arasındaki farkları tartışırken, birdenbire aklıma geldi: “Pasif bir insan, tembel değildir, sadece her şeyden sıkılır!” Bunu arkadaşlarıma söylediğimde hep birlikte gülmüştük. Gerçekten de pasif olmak, bazen sadece yaşamaktan sıkılmak demek.
Ya da geçenlerde biri bana, “Sen neden hiçbir şey yapmıyorsun?” diye sordu. Ben de cevap verdim: “Çünkü pasif olmak, kendimi gerçekten sağlıklı hissediyorum.” Ama sonra düşündüm, bu cümleyi yazarken kendi içimde bile doğruyu söylemediğimi fark ettim!
Sonuç: Pasif Olmak Güzel Bir Şeydir
Sonuç olarak, pasiflik gerçekten de bir yandan eğlenceli, diğer yandan önemli bir yaşam biçimi olabilir. Bazen her şeyin kontrolünü bırakıp, olayları izlemek gerekir. O pasif halleri doğru zamanda ve doğru yerlerde yaşadığınızda, hayatta gerçekten de doğru dengeyi bulabilirsiniz. Sonuçta, bir şeylerin olduğu gibi kabul edilmesi ve bir şeyleri değiştirmek için harekete geçmek arasında ince bir sınır var. Pasif olmak, bazen “duruşu” anlamak ve hiç bir şey yapmamak demek.
Bir dahaki sefere pasiflik üzerine düşünürken, “Pasif ne demek, eş anlamlısı nedir?” diye sormayı unutmayın. Ama sakın unutmayın, bazen pasif olmak, en yaratıcı halinizi bulduğunuz andır.