Kezzap Vücuda Dökülürse Ne Olur? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme Kezzap: Fiziksel Bir Yaradan Fazlası İstanbul’da yaşayan biri olarak, her gün sokakta, iş yerimde, toplu taşımada sürekli olarak toplumsal cinsiyetin, şiddetin ve adaletin farklı yönlerine tanıklık ediyorum. Bu tanıklıklar, bazen çok somut, bazen de soyut şekilde karşımıza çıkıyor. Bugün, sokakta veya medyada çok sık karşılaşmasak da, toplumsal cinsiyet, şiddet ve sosyal adalet açısından önemli bir soruna odaklanmak istiyorum: Kezzapla saldırılar. Kezzap, genellikle insanlar arasında güç ve iktidar ilişkilerinin şiddetle pekiştirildiği, bir öfke ve intikam aracı olarak kullanılıyor. Kezzap, sadece fiziksel yaralar açmakla kalmaz; toplumsal yapıyı, cinsiyet rollerini ve…
Yorum BırakGünlük Yükler Yazılar
Gönlüm Dağlarda Kimin? İnsan Psikolojisinin ve Doğayla Bağlantının Derinliklerine Yolculuk “Gönlüm dağlarda kimin?” demek, bir bakıma insanın doğayla olan bağını, içsel dünyasının derinliklerinde neler aradığını ifade etmek gibi bir şey. Hepimizin zaman zaman kafasında “Beni en çok ne mutlu eder?” sorusu belirir. Kimisi şehri sever, kimisi denizi, kimisi ise dağları… Benim gözümde ise dağlar, içsel huzurun ve özgürlüğün sembolüdür. Peki, bu tür ifadeler gerçekten ne anlama gelir? Ve bir insanın gönlünün dağlarda olmasının ardında ne gibi psikolojik ve biyolojik sebepler yatıyor? Gelin, biraz buna göz atalım. Dağlar: Bir Metafor mu, Gerçekten mi? “Gönlüm dağlarda kimin?” ifadesi, tam olarak neyi anlatır,…
Yorum BırakEdebiyatta Aks Ne Demek? Ve Neden Bazen Sıkıcı Oluyor? Edebiyat, karmaşık bir sanattır. Her kelime, her sözcük bir anlam dünyasını içinde barındırır. Yani, yazdığımdan çok daha fazlası vardır. Ama… Edebiyatı anlamaya çalışırken hepimizin karşılaştığı, hatta bazen kafamızı karıştıran bir terim var: aks. “Aks ne demek?” sorusu, genellikle ya basitçe cevaplanır ya da asla netleşmez. Ama gelin, ben bunu netleştireyim. Hem sevdiğim yönlerini hem de hak etmediği şekilde abartılan yanlarını biraz cesur bir şekilde sorgulayayım. Çünkü edebiyatın bazen fazlasıyla kuralcı olan yanları sıkıcı olabiliyor. Aks Nedir? Yani Gerçekten Ne Anlama Geliyor? İlk önce terimin tanımını yapalım, yoksa “Bu ne saçma yazı?”…
Yorum BırakBetadine Fiyatı Ne Kadar? Analitik ve Duygusal Bir Yaklaşım Betadine, yara temizliği ve dezenfeksiyonu için kullanılan, genellikle herkesin evinde bir yerlerde bulundurmayı ihmal etmediği bir ürün. Ama şimdi, bir mühendis ve bir insan olarak, Betadine fiyatı ne kadar diye sorulduğunda kafamda birden fazla düşünce çığ gibi büyüyor. Hem analitik, hesaplayıcı bakış açım hem de insani tarafım farklı cevaplar veriyor. Hadi, Betadine’in fiyatı üzerine farklı yaklaşımları bir tartışalım. İçimdeki Mühendis Ne Diyor? (Analitik Yaklaşım) Betadine, temelde iyodofor olan bir antiseptik çözeltidir ve sağlık alanında oldukça yaygın kullanımı vardır. Yani, saf bir mühendis bakış açısıyla düşünüldüğünde, fiyatın aslında ürünün bileşenleri ve üretim…
Yorum BırakEren Enerji CEO’su Su Kimdir? Felsefi Bir Bakış Felsefe, dünyayı anlamaya çalışan bir insanın varoluşsal arayışıdır. Her şeyin bir nedeni, her eylemin bir amacı vardır. Ancak çoğu zaman, birinin kim olduğunu sormak, yalnızca biyografik bir sorudan daha fazlasını ifade eder. İnsanların kimliği, toplumsal rollerle şekillenir, ancak esasen her birey, varlıkları ve seçimleriyle felsefi bir derinlik taşır. Bu yazıda, Eren Enerji CEO’su Su’nun kim olduğunu sorarken, yalnızca iş dünyasında ne yaptığına değil, aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden nasıl bir varlık ve lider olarak karşımıza çıktığına da odaklanacağız. Ontolojik Perspektif: Su’nun Varlık Bilgisi Ontoloji, varlık bilimidir. Yani bir şeyin ne…
Yorum BırakAtatürk Şemsi Efendi Okuluna Ne Zaman Başladı? – İnsanın Hayatında Bir Mektebin Yeri Atatürk Şemsi Efendi Okuluna Ne Zaman Başladı? Bir gün, sabah kahvemi yudumlarken, telefonumda bir bildirim aldı. Evet, bildirim derken hayatımızı organize eden, ama bazen başımıza işler açan o bildirimlerden biriydi. “Atatürk Şemsi Efendi Okuluna ne zaman başladı?” diye bir soru yazıyordu. Başlık, beni sarsacak kadar ilginçti. Düşünmeye başladım: Acaba Atatürk bu okula ne zaman başlamıştı? Yoksa bu okul, daha mı eskiden kurulmuştu? Bütün mesele, Şemsi Efendi’nin öğretmenlik kariyerinin nasıl başladığını anlamakta mıydı? Zihnimde şimşekler çakmaya başlamıştı. “Yani, bu soruyu sormak için Atatürk mü seçildi?” diye düşündüm. Hadi…
Yorum Bırak200 Okkalık Kaç Kilodur? Bir Tartışma Hadi gelin, “200 okkalık” gibi bir terimi düşündüğümüzde ne kadar komik bir ölçü birimiyle karşı karşıya olduğumuzu fark edelim. Günümüz dünyasında, kilogram gibi evrensel bir birim varken, okka gibi bir terimi hala duyuyor olmak biraz nostaljik bir hale bürünüyor. Ama “200 okkalık kaç kilodur?” sorusu, bu nostaljiyi sorgulamakla birlikte, modern dünyada kaçımızın aslında bu soruya cevap verebileceğini gösteriyor. Sonuçta 200 okka, tam olarak ne kadar eder? İşte bu yazıda, hem okkanın güçlü yanlarına hem de zayıf yanlarına biraz göz atacağız. Okkanın Gücü: Nostalji ve Kültürel Bağlantılar Okkayı, tarihsel ve kültürel bağlamda incelemek, ona sahip…
Yorum BırakYe Kürküm Ye: Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu ve bu kaynakların nasıl kullanılacağına dair alınan kararların toplumlar için belirleyici olduğu bir bilim dalıdır. Her birey ve toplum, sınırlı kaynaklarla daha fazla refah üretmeye çalışırken, karşılaştıkları fırsatlar ve alternatifler arasında seçimler yapmaktadırlar. Bu seçimlerin her biri, belirli bir sonucu doğurur. Bu nedenle, ekonomi teorisi genellikle ‘seçim’ ve ‘sonuç’ ilişkisi üzerine kurulur. Bu noktada, Türk halk kültürüne ait bir fıkra olan “Ye kürküm ye” derlemesi, bu ekonomik gerçekliği anlatmak için harika bir örnektir. Fıkra, bir kadının bir anda tüm dikkatini ve isteklerini ön plana…
Yorum BırakAşağıda, “Dilekçe kabul edilmezse ne olur?” sorusunu, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden — kaynak kıtlığı, fırsat maliyeti, toplumsal refah ve karar mekanizmaları ekseninde — ele alan bir WordPress blog yazısı taslağı bulacaksınız: Giriş: Kaynaklar Kıt, Seçimler Zor Herhangi bir birey olarak ben de, hayatım boyunca kaynakların sınırlılığı ile karşılaştığımı gördüm — zaman, emek, sosyal itibar, toplumsal imkanlar gibi. Her başvuru, her dilekçe aslında bir “kaynak talebi”: zamanını, enerjini, umutlarını bu dilekçeye yönlendiriyorsun. Ama ya dilekçe kabul edilmezse? Bu durumda ne kaybolur; neler kağıt üzerinde görünmez ama zihinde, toplumda hâlâ etkili olur? Ekonomi perspektifinden bakınca, bu “reddedilme” yalnızca bir idari…
Yorum BırakDamakta Hastalığı ve Pedagojik Bir Bakış: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değil; düşünceyi dönüştürmek, duyguları şekillendirmek ve dünyayı algılayış biçimimizi değiştirmek anlamına gelir. Eğitim, bir süreçtir; bir kişinin bilgiye ulaşmasının ötesinde, onun bakış açılarını genişletmesini, soruları sorgulamasını ve eleştirel düşünme becerileriyle donanmasını sağlar. Bu, sadece bireyler için değil, toplumsal değişim için de oldukça kritik bir süreçtir. İnsanlar arasında farklılıklar olsa da, her birey öğrenme yolculuğuna çıktığında, deneyimleri sadece kendi yaşamlarını değil, çevrelerini de dönüştürür. Bugün, bu yazıda, damakta hastalığı gibi önemli bir konu üzerinden pedagojik bir bakış açısı geliştirecek, öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri ve teknolojinin eğitimdeki etkisi…
Yorum Bırak