Giriş
Bir zamanlar, yavaşça gökyüzünü karartan gri bulutların arasında, bir kasabada herkesin gizlice bildiği ama kimsenin yüksek sesle dile getirmediği bir hikâye vardı. Merdiven Seren… Adı, kasaba halkının kulaklarında yankı yapıyordu. Kimileri sadece bir efsane olarak hatırlıyordu, kimileri ise kasabanın ruhuna işlerken yavaşça unutulmuş bir gerçeği, bir yaşam biçimini temsil ettiğini söylüyordu. Bu hikâyeye başlarken, bir kadının gözleriyle, bir erkeğin bakış açısından nasıl farklı anlaşılabileceğini keşfedeceğiz. Gelin, kasabanın derinliklerine inelim ve Merdiven Seren’in gerçek anlamını birlikte keşfedelim.
—
Hikâye Başlıyor: Bir Kadın ve Bir Merdiven
Zeynep, kasabanın eski mahallesinde büyüyen, sakin, ama duygularının derinliğine her zaman dikkat eden bir kadındı. Her şeyin ince ince işlendiği, her bir duygunun sabırla bekletildiği dünyasına Merdiven Seren girdiğinde, o da herkes gibi “bunun bir anlamı olmalı” diyerek, köşe başındaki merdivenlere doğru yöneldi. Bu, yalnızca bir merdiven değil, her adımında ona geçmişi hatırlatan, kasabanın tarihini, bir zamanlar kaybolan insanları ve ilişkileri anlatan bir yapıyı simgeliyordu.
Merdiven Seren, kasaba halkı için kaybolmuş olanın, unutulmuş olanın hatırlatılmasıydı. Zeynep, o merdivenleri her gün çıkarken, kalbinin derinliklerinde çok şey hissediyordu. Kadınların çoğu, Merdiven Seren’in sadece dışsal bir öğe olmadığını, bir tür içsel yenilenme ve duygusal bir bağ kurma hali olarak görüyorlardı. Zeynep için bu merdiven, bir dönüm noktasıydı; ne kadar fazla adım atarsa, geçmişle arasındaki o mesafe de bir o kadar azalacaktı.
—
Bir Erkek ve Çözüm Arayışı
Kasabanın bir diğer sakini, Cem, her zaman çözüm arayışı içinde, stratejik düşünmeye eğilimli bir adamdı. Zeynep’in sıkça söz ettiği Merdiven Seren’i ilk duyduğunda, aklında sadece pratik bir çözüm vardı. “Bir merdiven, insanların kalbine nasıl dokunabilir?” diye düşünüyordu. Cem, bir mühendis olarak her şeyin işlevselliğini değerlendirirdi. Bu yüzden, merdivenin ne işe yaradığını anlamak, onun zihninde başka soruları da doğurmuştu: “Gerçekten bu merdiven, kasabanın geçmişine dair bir şeyler anlatabiliyor mu? Yalnızca fiziksel bir nesne mi?”
Cem’in gözünden bakıldığında, Merdiven Seren işlevsel bir soruya dönüştü: Nasıl kullanılmalı, ne işe yarar, hangi problemleri çözer? Fakat bir şey vardı ki, Cem’in çözüm arayışının ötesinde, Zeynep’in duygusal bağ kurduğu ve kasaba halkının tarihini simgeleyen bu merdivenin aslında anlatmaya çalıştığı başka bir şeydi. Cem, yalnızca anlamını anlamaya çalıştı, ancak duygularına tercüman olabilmek için adım atmaya cesaret edemedi.
—
Merdiven Seren: Kadınların ve Erkeklerin Bakış Açıları
Merdiven Seren, her iki bakış açısını da aynı zamanda içinde barındırıyor. Zeynep’in hissettiği gibi, Merdiven Seren, kasaba halkının yitip gitmiş köklerini simgeliyor ve geçmişin acılarını, sevinçlerini bir arada taşıyor. Ancak Cem’in bakış açısıyla, bu sadece bir çözüm, bir keşif, bir sorunun cevabı olmalıydı. Kadınlar için bir merdivenin basamakları, sadece bir yapısal öğe değil, bir anlam yüklüdür. Her basamağı çıkarken, duygularını, geçmişin izlerini, insanları hatırlarlar. Erkeklerse, çözüm peşindedir; bir yolculuk, bir hedef, bir işlevi anlamaya çalışırlar.
Her iki bakış açısı da önemli. Birinin eksikliği, diğerini yetersiz kılabilir. Zeynep’in duygusal bakış açısı, kasaba halkının hafızasını ve geçmişi yaşatırken, Cem’in çözüm odaklı yaklaşımı ise gerçekliğe, somut veriye dayanarak kasabanın yaralarının iyileşmesini sağlayabilir. Merdiven Seren, bir yanda duygusal bir bağ kurarken, diğer yanda da sorulara yanıt aramaya imkân tanır.
—
Birlikte Huzura Erişmek
Zeynep, kasaba halkı için Merdiven Seren’i çok özel bir yere koyarken, Cem de çözüm önerileri sunarak merdiveni, sadece bir yapısal öğe olarak değil, bir işlevsel değer taşıyan alan olarak anlamaya çalıştı. Ancak kasaba halkı, zamanla her iki bakış açısının birleştiği noktada buluştu. Merdiven Seren, hem duygusal bir anlam taşırken hem de pratik bir işlev sundu. Bir yanda geçmişin anıları canlandı, diğer yanda kasabanın geleceği inşa edilmek üzere adım adım yükseldi.
—
Sonuç
Merdiven Seren, her iki bakış açısının bir araya geldiği bir nokta oldu. Kadınların empatik bakış açısı, geçmişin izlerini taşıyarak bağ kurmaya çalışırken, erkeklerin stratejik düşünce yapısı da çözüm önerileri sundu. Bu iki yaklaşım birleştikçe, Merdiven Seren’in gücü ortaya çıktı. Kasaba halkı, birlikte adımlarını atarak huzuru buldu.
Peki ya siz? Merdiven Seren’i sizce nasıl görüyorsunuz? Duygusal bir anlam mı taşıyor, yoksa pratik bir çözüm mü? Yorumlarınızı bizimle paylaşın, hikâyenizi duymak isteriz!
Seren, inşaat projelerinde kullanılan, geçici destek görevi gören ve yapısal elemanların stabil kalmasını sağlayan bir yapı malzemesidir . Özellikle betonarme kalıp sistemlerinde yatay ve dikey destek elemanı olarak kullanılır. Serenler, beton dökme sürecinde kalıpların yerinde sabit kalmasını sağlar. Her 4 metre için merdivende 1 metre açıklık bırakılmalıdır . Bu 4’e 1 kuralı olarak da adlandırılmaktadır.
Yiğitcan!
Önerilerinizle tamamen hemfikir değilim ama teşekkür ederim.
Seren, evin bir eklentisi ya da bölmesi olarak “kiler” için de kullanılmıştır . Bazı yörelerde eski evlerde “raf”lara seren adı verilir. Bazı yörelerde “tahta çakılmış arabalara” bu isim verilirken, bazı yörelerde ise seren “çardak” yerine kullanılmıştır. KIRSAL MİMARİNİN ÖRNEKLERİNDEN “SERENLER”İN … Seren, evin bir eklentisi ya da bölmesi olarak “kiler” için de kullanılmıştır . Bazı yörelerde eski evlerde “raf”lara seren adı verilir.
Kıvılcım!
Yorumunuz farklı geldi, yine de teşekkür ederim.