Merhaba arkadaşlar — birlikte düşünce yolculuğuna çıkmak isteyen, “bir yerin nüfusu sadece bir rakam mı yoksa çok daha fazlası mı?” diye merak eden sizlerle buluşmaktan mutluluk duyuyorum. Bugün konu olarak Alanya ilçesinin nüfusunu alıyoruz ve bu rakamın hem yerel hem küresel bağlamda ne anlama geldiğini birlikte tartışacağız. Siz de deneyimlerinizi paylaşarak bu sohbete katılabilirsiniz. Alanya’nın nüfusu ne kadar? 2024 yılı itibarıyla Alanya ilçesinin nüfusu 361 873 kişiye ulaşmış durumda. ([Yeni Alanya Gazetesi][1]) Erkek nüfusunun 183 503, kadın nüfusunun ise 178 370 olduğu belirtiliyor. ([Nüfusune][2]) 2023 yılına göre yaklaşık 1 982 kişilik bir artış söz konusu. ([alanyaadres.com][3]) Bu rakam bize sadece bir istatistiği değil, Alanya’nın dinamiklerini de…
8 YorumKategori: Makaleler
İşçi Direkt İşten Çıkabilir Mi? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamak, onları doğru analiz edebilmek için sürekli olarak içsel dünyalarına derinlemesine inmeyi severim. İşte bu yüzden, bir çalışanın işten derhal ayrılma kararı alması, yalnızca bir işten çıkış meselesi değildir; aynı zamanda bir dizi bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojik etkileşimin sonucudur. İnsanlar, iş yerinde karşılaştıkları stres, kaygı ve tatminsizlik gibi duygularla baş etmekte zorlandıklarında, bazen bu tür ani kararlar alabilirler. Peki, bir işçi gerçekten de doğrudan işten çıkabilir mi? Bu kararın arkasında neler yatıyor? Gelin, bu soruyu, psikolojik bakış açılarıyla inceleyelim. Bilişsel Perspektif: Karar Verme Süreci Bilişsel…
8 Yorumİşkembe Çorbası ve Sirkenin Felsefesi: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme Felsefe, insanın dünyayı anlamlandırma çabasıdır. Bu çaba bazen derin sorulara, bazen de sıradan bir konunun ötesinde bir anlam arayışına dönüşebilir. İşkembe çorbası ve üzerine eklenen sirke, belki de ilk bakışta basit bir yeme içme meselesi gibi görünebilir. Ancak, her detayda olduğu gibi burada da derin bir felsefi boyut bulmak mümkündür. Sirke seçimi üzerine düşündüğümüzde, bu kararın sadece lezzetle ilgili olmadığı, aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji düzeyinde önemli sorulara yol açtığı görülmektedir. Etik Perspektif: İşkembe ve Sirke İlişkisi Etik, doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya çalışan bir disiplindir.…
6 Yorumİç denetim, bir kuruluşun iç kontrol sistemlerini, risk yönetimi süreçlerini ve kurumsal yönetimini değerlendiren bağımsız ve objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. Bu faaliyetler, kuruluşların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak ve kaynaklarını etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilir. İç denetim, genellikle iç denetçiler tarafından yürütülür ve bu denetçiler, kuruluşun üst yönetimi veya yönetim kurulu tarafından atanır. Denetçiler, bağımsızlıklarını koruyarak, denetim süreçlerini objektif bir şekilde yürütürler. İç denetimin tarihsel gelişimi, antik Roma dönemine kadar uzanır. Ancak modern iç denetimin temelleri, 1941 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) ile atılmıştır. IIA, iç denetçilerin mesleki standartlarını…
Yorum Bırakİstihkâm Muharip Sınıf Mı? Bir Edebiyat Perspektifi Kelimenin gücü, insanlık tarihi boyunca farklı anlamlar yüklenerek hep dönüştürücü bir etki yaratmıştır. Her bir kelime, bir düşünceyi şekillendirir, bir eylemi harekete geçirir, bir hikâye oluşturur. Edebiyat ise bu gücün en yoğun, en derin biçimde hissedildiği alandır. Bir romanda, bir şiirde, ya da bir öyküde anlatıcılar, kelimeleri ve betimlemeleri kullanarak dünyayı yeniden inşa ederler. Peki, kelimelerle anlatılmaya çalışılan bir kavramı, bir sınıfı veya mesleği edebiyatla irdelemek nasıl bir anlam derinliği kazandırır? Bugün, askeri bir terim olan “İstihkâm” sınıfının “Muharip” sınıfla ilişkisini bir edebiyatçı bakış açısıyla ele alacağız ve bu mesleklerin arasındaki sınırları, karakterlerin…
Yorum Bırakİsrail Ne Demek İslam’da? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, bir anlatının dönüştürücü etkisi, insanlık tarihinin her dönüm noktasında karşımıza çıkar. Edebiyatçılar, kelimeleri sadece bir iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda bir kültürün, bir halkın, hatta bir medeniyetin derinliklerine inen anahtarlar olarak kullanırlar. Edebiyat, anlamların katmanlarını açığa çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda semboller ve metaforlar aracılığıyla toplumsal yapıların, ideolojilerin ve inançların ne şekilde şekillendiğini gözler önüne serer. Bu bağlamda, “İsrail” kelimesinin İslam’daki anlamını ele almak, hem tarihsel hem de edebi bir yolculuğa çıkmak gibidir. İslam’daki “İsrail” kavramı, sadece bir yer ya da tarihsel bir figür değil, aynı zamanda dilin, kültürün ve…
8 Yorum“İrtikap” Ne Demek? – TDK Sözlüğü Işığında Bir İnceleme “Dil, bir toplumun aynasıdır” der dilbilimciler; gerçekten de kelimeler bizim tarihî, sosyal ve kültürel izlerimizi taşır. Bu bağlamda ele alındığında, irtikap kelimesi yalnızca bir sözlük terimi değil; dilimizde, hukuk sistemimizde ve toplumsal algılarımızda iz bırakan bir kavramdır. Şimdi, bu kelimeyi önce dil açısından tanıyalım, ardından tarihsel ve güncel bağlamlarıyla değerlendirelim. TDK’ya Göre Anlamı Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde “irtikâp” kelimesi —Ar. irtikāb kökenli olarak— üç ana anlamla yer alır: “kötü iş yapma, kötülük etme”, “yiyicilik” ve “yalan söyleme, hile yapma”. [1] Bu tanım, kelimenin dildeki “olumsuz eylem”, “ahlaki çöküş” ve “hile‑yanıltı” çağrışımlarını açıkça göstermektedir. Tarihsel Arka Plan…
Yorum Bırakİntifa Yok Ne Demek? – Bir Antropoloğun Bakış Açısıyla Antropologlar, insan toplumlarının ritüelleri, sembolleri, toplumsal yapıları ve kimliklerini inceledikçe, kültürlerin ne kadar farklı ve zengin olduğunu keşfederler. Her bir kültür, benzersiz bir şekilde dünyayı algılar, değerler üretir ve bu değerleri toplum içinde birleştirir. Peki, “İntifa yok” gibi bir ifade, bir toplumda ne anlama gelir? Bu, yalnızca kelimelerden ibaret bir cümle değil, kültürel anlamlar, toplumsal yapılar ve kimliklerle ilişkilendirilen bir ifade olabilir. Antropolojik bir bakış açısıyla, “İntifa yok” ne demek sorusunu merak etmek, yalnızca dilin ötesinde, toplumların birbirinden farklı ritüellerine, sembollerine ve değerlerine olan derin bir ilgiyi gösterir. İntifa Yok: Hukuki…
4 Yorumİndeterminizm Nedir? Geçmişten Bugüne Bir Bakış Tarihçinin Bakışı: Geçmişin Sırlarını Çözmek Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini takip etmek bazen bir labirentte yürümek gibi gelir. Zaman içinde kaybolan, unutulmuş ya da yanlış anlaşılmış düşüncelerin peşinden giderken, insanlığın karmaşık düşünsel yolculuğunun her adımı, toplumsal değişimlerin ve düşünsel kırılmaların nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olur. Bugün, indeterminizm kavramı üzerinden bir yolculuğa çıkalım ve geçmişin tozlu raflarında, insan özgürlüğü, sorumluluk ve nedensellik üzerine düşüncelerin nasıl evrildiğini keşfedelim. İndeterminizm: Tanım ve Köken İndeterminizm, belirli bir olayın ya da durumun nedenselliği ve sonucu hakkında kesin bir tahminin yapılamayacağını savunan felsefi bir görüşdür. Yani, bir olayın gelişimi veya…
Yorum BırakSüryani Çöreği Nereye Ait? Bir Ailenin Mirası ve Kültürün İzinde Bir sabah, eski taş fırınının etrafında bir araya gelmişti aile. Fırın, yıllardır dededen toruna aktarılan tariflerin piştiği, birlikte geçirilen saatlerin hatırlatıcılarından biriydi. O gün, Süryani çöreği pişiriliyordu. Ama o çörek, sadece bir yemek değil, bir geçmişin, bir kültürün, bir ailenin tarihiydi. Ama bir sorum vardı: “Süryani çöreği gerçekten nereye ait?” Herkesin farklı bir cevabı vardı, ama bence bu çörek, sadece bir kökenin simgesi değildi; aynı zamanda geçmişle kurduğumuz bağları, paylaştığımız hikâyeleri de anlatıyordu. Bir Ailenin Hatırladığı Miras Fatma, o gün yine mutfaktaydı. Kadınların ellerinde şekillenen o çörek, sadece bir tarif…
Yorum Bırak