Sosyoloji Ataması Var Mı? Bir Genç Yetişkinin Soruları ve Düşünceleri
İstanbul’da yaşamak, bazen bir koşuşturma, bazen de bir bekleyiş gibi gelir insana. Özellikle sabahları ofise gitmek için hazırlık yaparken, dünya dönüyor, insanlar bir yerlere gidiyor ve ben de bir şekilde bu karmaşanın içinde buluyorum kendimi. Bugün akşam yazacak olduğum blog yazısı aklımda dönüp duruyor: Sosyoloji ataması var mı? Hani hepimizin bir iş bulması gereken dönemde, insanın aklına sürekli takılan bir soru bu. Eğer sosyologsan, bu soruya cevap bulmak daha da zor. Çünkü devletin sunduğu kadrolar her zaman bir umut ışığı olur, ama o ışık gerçekten göründüğü gibi mi? Bugün, biraz da bu soruyu merak ederek, sosyoloji bölümünü bitirenlerin ne durumda olduğunu ve bu mesleği yapmak isteyenlerin karşılaştığı zorlukları tartışacağım.
Sosyoloji Bölümünün Geçmişi ve Bugünü
Sosyoloji, toplumları, insan ilişkilerini, toplumsal yapıları ve kültürel değerleri inceleyen bir bilim dalı. Her ne kadar bu bölümde okuyanlar, çeşitli sosyal olguları analiz etmeyi öğreniyor olsa da, iş bulma konusunda hala büyük bir belirsizlik var. Eskiden, sosyoloji okumanın bir anlamı vardı; devletin belli kurumlarında, özel sektörde ise insan kaynakları, halkla ilişkiler gibi alanlarda iş bulmak mümkündü. Ama şimdi? Şu anki duruma baktığımda, “Sosyoloji ataması var mı?” sorusunun en çok sorulan sorulardan biri olduğunu rahatça görebiliyorum. Çünkü eskiye göre bir değişim var. Ülkemizde, sosyologlara olan ihtiyaç artmadığı gibi, açılan kadrolar da sınırlı.
Geçmişte, sosyoloji bölümünden mezun olan birçok arkadaşım, belirli kamu kurumlarında çalışmaya başladı. Ama şimdi, sosyal bilimlerin sadece akademik alanda değil, toplumsal sorunları anlamak ve çözmek adına devletin ve diğer sektörlerin ihtiyaç duyduğu bir alan haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Peki, devletin bu alanda sağladığı atamalar neden bu kadar sınırlı? Hangi meslek grubu iş bulma konusunda daha avantajlı? Bu sorular her geçen gün daha kafa karıştırıcı hale geliyor.
Sosyoloji Ataması Var Mı? Gerçekten Nereye Başvurmalıyız?
Şu sıralar aklımda olan bir diğer soru da şu: “Hangi alanlarda çalışabiliriz?” Sosyoloji bölümü, genelde çok geniş bir yelpazeye yayılır; eğitimden sağlığa, sosyal hizmetlerden halkla ilişkilere kadar her alanda bir potansiyel bulunuyor. Ama genellikle mezunlar, kendi mesleklerini icra etme konusunda zorluk yaşıyor. Örneğin, ben de bir sivil toplum kuruluşunda çalışmaya başladığımda, o kadar çok insanla tanıştım ki sosyal hizmetlerden, eğitim sektörüne kadar her alanın bir parçasıydı. Ama hiçbir şekilde devletin sunduğu bir atama kadrosu olmadığını görmek, haliyle insanı hayal kırıklığına uğratıyor.
Bununla birlikte, sosyal hizmetler, danışmanlık gibi alanlarda kendimizi geliştirebilmek de mümkün. Ama birçoğumuzun hayali, devletin açacağı kadrolarla o sosyal güvenceyi ve huzuru sağlayabilmek. Ancak, bunun gerçekleşmesi için ne yazık ki çok fazla fırsat yok. Şu anki durum, maalesef, gelecekte de pek değişecek gibi durmuyor. Eğer atama bekleyen bir sosyoloji mezunuysanız, başvuracağınız pozisyonların sayısının her yıl daha da azaldığını gözlemliyorsunuz.
Sosyolojiyi Gerçekten Değerlendirebilecek Bir Alan Var Mı?
Peki, bu kadar sorun varken, sosyoloji okumanın gerçekten bir anlamı var mı? Gerçekten toplumun en derin sorunlarına ışık tutmak, analizler yaparak çözümler üretmek isteyen bir sosyolog, her ne kadar toplumun tüm dinamiklerini öğrenip bu bilgileri iş hayatında kullanmaya çalışsa da, devletin sunduğu kadrolarda kendine bir yer bulamayabiliyor. Bu da bir tür “görünmeyen engel” gibi. Sonuçta bu mesleği yapmak isteyenlerin en büyük beklentisi, devletin bir destek sunması, atamalarla ilgili daha fazla fırsat yaratılması. Ama şimdilik, kendi yolumuzu bulmak, bireysel olarak bu alanda başarılı olabilmek için başka yollar aramaktan başka şansımız yok.
Gelecekte Sosyoloji Atamaları Nasıl Olacak?
Geçen gün arkadaşlarımla konuşurken, gelecekte sosyoloji atamaları nasıl olacak diye sordum. Teknolojik gelişmeler, sosyal medya, dijitalleşme gibi faktörler toplumsal yapıyı değiştiriyor. Bu değişim, belki de sosyologların iş alanlarını yeniden şekillendirebilir. Sosyologların, daha çok insan odaklı, toplumsal fayda yaratacak projelerde yer alması, devletin bu alana olan ihtiyacını artırabilir. Sosyal medyanın güçlendiği ve dijital dünyanın toplumu daha hızlı dönüştürdüğü bir dönemde, belki de sosyologlara olan ihtiyaç hiç olmadığı kadar artacak.
Ancak, bu durum biraz belirsiz. Bir taraftan devletin sunduğu atama fırsatları kısıtlı, diğer taraftan da sosyal sektörün büyük bir kısmında hala sosyologlara ihtiyaç duyuluyor. Gelecekte, belki de toplumsal yapılar o kadar hızlı değişir ki, sosyologların rolü çok daha merkezi bir hal alır. O zaman belki de sosyoloji ataması var mı? sorusunu sormak bile gereksizleşir. Belki de kendi işini yaratma yollarını bulan sosyologlar, toplumu daha verimli bir şekilde analiz edebilir ve bu alanlarda daha fazla fırsat ortaya çıkarabilir.
Sonuç: Sosyoloji Bölümü Bir Yatırım Mı?
Sonuçta, sosyoloji okumak hala değerli bir eğitim ve toplumsal değişimleri anlama noktasında çok önemli bir araç. Ancak, devletin sunduğu sınırlı atama imkanları, bizi bazı zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Bu nedenle, sosyoloji bölümünden mezun olan biri olarak, kendimizi farklı alanlarda, sivil toplum kuruluşlarında, sosyal hizmetlerde ve daha birçok alanda geliştirmemiz gerekiyor. Belki de gelecekte bu alanda daha çok fırsat olacaktır, ama şimdilik, umudumuzu kaybetmeden kendi yolumuzu bulmak ve topluma katkı sağlamak adına farklı kapıları zorlamak zorundayız.