Türkiye’de Kaç Tane Korucu Var? Farklı Yaklaşımlarla İnceleme
Merhaba – bugün birlikte araştırmasını ve düşünmesini sevdiğiniz bir konuya birlikte bakıyoruz: Türkiye’de kaç tane korucu var? Bu soru, resmi rakamlardan toplumsal algıya, erkeklerin daha nesnel bakış açılarından kadınların toplumsal‑duygusal perspektifine kadar birçok katmanı barındırıyor. Hadi, farklı açılardan ele alalım.
Erkeklerin Nesnel ve Veri Odaklı Yaklaşımı
Verilere baktığımızda, resmi ya da yarı‑resmi kaynaklarda kırılım şöyle görünüyor:
İçişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, “güvenlik korucusu” sistemi 1985 yılında kurulmuş ve kırsal yerleşimlerin güvenliğini sağlama amacıyla yürürlüğe girmiştir. ([İçişleri Bakanlığı][1])
Bir kaynağa göre, 2019 Kasım itibarıyla 26 ilde yaklaşık 54 000 güvenlik korucusu görev yapıyordu. ([Vikipedi][2])
Daha güncel görünüme göre, Mayıs 2023 rakamlarına göre yaklaşık 57 584 güvenlik korucusu ve 17 600 gönüllü korucunun toplamda 75 184 kişiye ulaştığı belirtiliyor. ([anf-news.com][3])
Ayrıca bir ARAştırma raporunda, sistemin tarihsel dalgalanmalar gösterdiği ve aktif korucu sayısının en yüksek seviyede ~65 000 civarı, en düşük seviyede ~45 000 dolayında olduğu belirtilmiş. ([Anahtar Parti][4])
Bu veriler ışığında şöyle diyebiliriz: “Türkiye’de kaç korucu var?” sorusunun net tek bir rakamla yanıtı yok; ancak yaklaşık 70–80 bin bandı, son dönemde 75 bin civarında bir aktif sayı olarak karşımıza çıkıyor. Veri odaklı yaklaşım açısından, bu sayılar üzerinden durum değerlendirilir: kurumun büyüklüğü, coğrafi dağılımı, yıllara göre değişimi.
Kadınların Duygusal ve Toplumsal Etkiler Odaklı Yaklaşımı
Kadın bakış açısıyla bu rakamlar yalnızca sayılar değil; aynı zamanda toplumsal bir yük, bir kimlik, bir etki alanı anlamına geliyor. Mesela: 75 000 kişilik bir grup, aileleriyle, köyleriyle, toplumsal ilişkileriyle bir bütün. Bu bağlamda şunlar öne çıkıyor:
Koruculuk sistemi, yalnızca “güvenlik görevi” değil; toplumsal yapı, köy‑kasaba yaşamı, yerel ilişkiler ve aile üzerindeki etkiler açısından da değerlendirilebilir.
Bu bireylerin görev yaptığı kırsal alanlarda herhangi bir güvenlik görevlisinin yanında, “mahalleli”, “komşu”, “yakın” kimlikleri de var. Dolayısıyla sistemin toplumsal algısı, koruculuk yapanların yaşadıkları çevre üzerindeki etkisi önem kazanıyor.
Ayrıca, sistemin hem devlet gücüyle hem de yerel halkla kurduğu ilişki, kadınların toplumsal eşitlik, güvenlik algısı ve bölge halkının refahı açısından düşündüğünde daha duygusal bir anlam taşıyor. Örneğin, “75 000 korucu” ifadesi, bu kişilerle doğrudan ya da dolaylı ilişki içinde olan yüz binlerce insanı da kapsıyor.
Kadın perspektifiyle bir başka yön: sayının büyüklüğü, bu sistemin toplumsal maliyeti ve etkisi üzerine de sorular doğuruyor: Bu kadar kişi hangi koşullarda görev yapıyor? Kadınların, çocukların, yerelde dezavantajlı grupların güvenliği bu sisteme nasıl yansıyor?
İki Perspektifin Kesişimi ve Toplumsal Yansımaları
Nesnel veriler bize sayıları, değişimleri, yani “kaç kişi” sorusunun cevabını verirken; toplumsal‑duygusal perspektif bize “bu sistem ne anlama geliyor”, “kimler etkileniyor”, “sayının ardındaki insanlar kimler” gibi soruları düşündürüyor. Bu kesişim noktası önemli çünkü sistem yalnızca istatistikten ibaret değil; toplumsal bir gerçeklik.
Örneğin:
Erkek bakış açısıyla “75 184 korucu var” ifadesi bir veri.
Kadın bakış açısıyla bu sayının arkasında yer alan aileler, köyler, kadın‑çocuk güvenliği, toplumsal etki var.
Bir başka kesişim: Verilerin dağılımı coğrafi olarak nasıl? Sınır bölgeleri, şiddet riskli alanlar… Bu anlamda sayının dağılımı da toplumsal bakış için önemli. (Bir kaynağa göre 1985’ten itibaren farklı illerde sistem uygulamaya alınmıştır.) ([Olay53.com][5])
Tartışma Başlatmak İçin Sorular
Sizce 75 bin civarında bir korucu sayısı, Türkiye’nin güvenlik ihtiyacına göre mı çok, yoksa yeterli mi?
Bu sistemde korucuların görev yetkileri ve toplumla ilişkileri ne kadar şeffaf? Verilerin ötesinde his olarak nasıl bir algı yaratıyor?
Koruculuk sistemi özellikle kırsal ve sınır bölgelerinde yaşayan kadınlar ve çocuklar açısından nasıl bir güvenlik anlamına geliyor?
Bu büyük sayıda kişiyi istihdam eden sisteme dair toplumsal, ekonomik ve idari etkiler neler olabilir?
—
Sonuç olarak: Türkiye’de aktif “korucu” sayısı kesin olmamakla birlikte yaklaşık 70 bin‑80 bin civarında, güncel olarak ~75 184 olarak kayıtlarda geçmektedir. Bu rakamları yalnızca “kaç kişi” sorusuyla görmek yeterli değil; sayıların arkasındaki toplumsal gerçekliği, bireysel ve toplumsal etkileri de düşünmek gerekiyor. Sizin görüşlerinizi merak ediyorum: sizce bu sayı ve bu sistem toplum için ne ifade ediyor?
[1]: https://www.icisleri.gov.tr/arem/guvenlik-koruculari?utm_source=chatgpt.com “T.C. İçişleri Bakanlığı – Güvenlik Korucuları”
[2]: https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCvenlik_korucusu?utm_source=chatgpt.com “Güvenlik korucusu – Vikipedi”
[3]: https://anf-news.com/secim2023/turk-devletinin-suc-orgutu-koruculuk-185686?utm_source=chatgpt.com “ANF | Türk devletinin suç örgütü: Koruculuk”
[4]: https://www.anahtarparti.org/wp-content/uploads/2025/07/TURKIYEDE-GUVENLIK-KORUCULUGU-SISTEMI-_-AR-GE-Temel-Poitika-Raporu_4-4.pdf?utm_source=chatgpt.com “Güvenlik Korucular Kapak – anahtarparti.org”
[5]: https://www.olay53.com/haber/hangi-ilde-kac-korucu-var-4417.htm?utm_source=chatgpt.com “Hangi ilde kaç korucu var? – Olay53.com”